
Millî Mücadele'nin sadece düzenli ordusu değil, istihbarat faaliyetleri de büyük önem taşımaktadır. İstihbarat örgütlerinin Anadolu'ya yönelik sızma operasyonları ve haber alma faaliyetleri, olası olumsuz durumların önüne geçmiş ve Mustafa Kemal Paşa'ya önemli bilgiler sunmuştur. İstihbarat faaliyetleri olmasaydı, Millî Mücadele'nin başarıya ulaşması daha zor olabilirdi ve Anadolu'nun işgali daha da acı verici olabilirdi.

Osmanlı Devleti'nden başlayarak istihbarat faaliyetlerinin izini sürdüğümüzde, II. Abdülhamit döneminde resmi bir Hafiye ağının kurulduğunu görüyoruz. Bu ağ, başlangıçta daha çok yönetim karşıtlarını izlemek amacıyla kullanılmış olsa da, zamanla modern Türk istihbaratının temellerini oluşturmuştur. Özellikle, Hafiye Teşkilatı'nın Jön Türkler ve diğer muhalif gruplar üzerindeki etkisi dikkat çekicidir. Sultan Abdülhamit dönemindeki istihbarat faaliyetlerinin amacı, iç ve dış tehditlere karşı önlem almaktı.
Millî Mücadele zamanında faaliyet gösteren istihbarat örgütleri arasında Karakol Teşkilatı büyük bir öneme sahiptir. Mondros Ateşkesi'nin ardından İstanbul'da azınlıkların taşkınlık çıkarması ve işgal kuvvetlerinin İstanbul Boğazı'na demirlemesi, Karakol'un kurulmasını zorunlu kılmıştır. Karakol, İstanbul'daki İngiliz Muhipleri Cemiyeti'nin planlarını Mustafa Kemal Paşa'ya ileterek Millî Mücadele'ye önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak, Karakol'un faaliyetleri, İstanbul'un işgali ile durma noktasına gelmiş ve birçok üyesi tutuklanmıştır.
Felah Grubu ise, Millî Mücadele'nin ilerleyen dönemlerinde önemli bir istihbarat örgütü olarak ortaya çıkmıştır. İstanbul'daki her yerin Ankara'ya bağlanması kararı sonrasında kurulan Felah Grubu, silah ve subay kaçırılmasında etkin bir rol oynamıştır. Ancak, İngiliz yanlısı Damat Ferit Paşa'nın ifşa etmesiyle grup dağılmış ve görevine son verilmiştir.
Millî Mücadele'nin görünmeyen kahramanları olan istihbarat örgütleri, Mustafa Kemal Paşa'nın zaferi için kritik bir rol oynamış ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda önemli katkılarda
Yorum Yazın