
Kaç şiir daha sığar yüreğime,
Kaç aşk daha vurulur sırtından,
Kaç kere sarılır kefene bedenim,
Kaç kere kalkar omuzlara tabutum...
Uyandırmayın beni ölü uykumdan,
Sarsmayın kırılan kemiklerimi,
Açın sonsuzluğun penceresini,
Yırtın bütün dönüş biletlerini....
Toprağın kokusu siniyor üzerime,
Oysa, oysa daha gömülmedim ki,
Kimler atıyor bu ıslak toprakları,
Kimler suluyor yatmadığım mezar taşını....
Neden bu kadar kahır yüklü bu bulutlar,
Gün neden geceden daha karanlık,
Alıcı kuşlar neden üzerim de,
Neden her kes, her yer simsiyah...
Kimler serpti, bu ihanet tohumlarını yer yüzüne,
Neden kuruldu bu dar ağaçları,
İyiler kazanmaz mıydı öykülerin sonun da,
Neden kana bulandı aşkın coğrafyası...
Rüzgârların sesi kesildi,
Nerede o uğultulu kalabalıklar,
Kim sorgulayacak,
Kim yargılayacak aşkı kana bulayanları....
Hangi ressam çizdi bu tabloyu,
Gökkuşağının yedi rengi nerede,
Neden acımasız bu sonbaharlar,
Nasıl nefes almaktır bu toprak altında....
Bırakın beni kanlı aşk coğrafyasında,
Uyandırmayın ölüm uykusundan,
Sarsmayın kırılan kemiklerimi,
Sarmayın kanayan yanlarımı...
Yorum Yazın