Depremden Sonra Antakya'nın Ruhunu Konuştuk: Botanik Bilimcisi Doç. Dr. Yelda Güzel ile Malik Ördek Röportajı

 Depremden Sonra Antakya'nın Ruhunu Konuştuk: Botanik Bilimcisi Doç. Dr. Yelda Güzel ile Malik Ördek Röportajı
Depremin insan ruhundaki anlamsızlık ve başarısızlık hissi üzerinde duran Güzel, yıllarca biriktirilen değerlerin bir anda yok oluşunu sorguladığını dile getirdi.

Tarih: 20 Haziran 2023

 

Antakya'nın tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlü şehri, son deprem felaketiyle büyük bir yıkıma uğramıştı. Ancak, şehrin ruhu hala ayakta ve insanların umutla yeniden inşa etme çabalarıyla doluydu. Bu ruhu yakalamak ve Antakya'nın belleğini gelecek nesillere taşımak amacıyla, Edebiyat Magazin Gazetesi olarak Botanik Bilimcisi Doç. Dr. Yelda Güzel ile bir röportaj gerçekleştirdik.

 

Doç. Dr. Yelda Güzel, Antakya'ya gönül vermiş birçok kişiyle birlikte Antakya'nın tarihinden coğrafyasına, kültür-sanatından günlük yaşam alışkanlıklarına kadar pek çok konuda yazdıkları bir kitabın yeniden basılacağı haberini sevinçle karşıladığını ifade etti. Kitapta, farklı disiplinlerden Antakya'ya gönül veren insanlarla bir araya gelerek şehrin ruhunu anlatmaya çalıştıklarını belirtti.

 

Röportajda, Benim  "Koli Koli Hasret" başlıklı yazımda göçebeliği ele aldığıma değinmiştim. Yelda Güzel, yazısında Antakya'nın geçmişinden bugüne göçün bir gerçek olduğunu ve bu göçlerin her daim ekonomik zorunluluklarla şekillendiğini ifade etti. Göçün Antakya halkının hayatında önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Güzel, "Antakyalılar koloniler hâlinde gezer ve kolilerle beslenir" deyimini anımsatarak, göçlerin sembolü haline gelen kolilerin önemine dikkat çekti.

Güzel, "Yeşilin Tanıklığı" başlıklı yazısında ise günlük yaşantımızda yer eden bitkilere değindi. Harbiye şelalelerinde çobandüdüğüne dönüşen kargı kamışının hikâyesini anlattı ve güzel Defne'nin sabunlarda kullanıldığına dikkat çekti. Bu şekilde bitkilerin insan hayatına nasıl nüfuz ettiğini aktardı.

 

Depremin insan ruhundaki anlamsızlık ve başarısızlık hissi üzerinde duran Güzel, yıllarca biriktirilen değerlerin bir anda yok oluşunu sorguladığını dile getirdi. Ancak, depremde yıkılamayacak meyvelerin ortaya çıkmasıyla insanların umutlarının yeniden canlandığını belirtti. Güzel, insanlığın ortak belleğine küçük de olsa bir katkıda bulunmanın önemine vurgu yaparak, araştırmalar, yazılar, şarkılar, çobandüdükleri, yemekler, eğitim vermek, hastaları iyileştirmek gibi faaliyetlerin geleceği inşa etmede önemli taşlar olduğunu ifade etti.

 

1500 yıl önceki büyük Antakya depremini ve 1875'i yaşayanların bıraktığı kültürel mirası hatırlatan Güzel, Antakya'nın ruhunun bu miraslarla güçlendiğini belirtti. Son olarak, insanların geçici olduğunu ancak insanlığın ortak bellek havuzuna bırakacakları çakıl taşlarının bol olmasını diledi.

 

Antakya'nın ruhunu ve yeniden inşa sürecini anlamak için yapılan bu röportaj, şehrin geçmişini ve geleceğini anlatan bir anımsatma niteliği taşıyor. Doç. Dr. Yelda Güzel'in sözleri, Antakya'nın değerlerine olan bağlılığını ve insanlığa katkı sağlama çabalarını yansıtıyor. Yıkımın ardından umudu yeşerten Antakya, geçmişin mirasını taşıyan çakıl taşlarıyla geleceğini inşa etmeye devam edecek.

Antakya'nın Ruhu

 

Antakya'nın gülüşlerinde saklıdır ruhu,

Geçmişten günümüze uzanan köklü bir hikâye.

Toprağında binbir renk açan kültürün zenginliği,

Kalplerde aşkla anılan, büyüleyici bir şehir Antakya.

 

Depremler yıkabilir binaları,

Ama ruhunu asla silemezler taştan.

1500 yıl önceki büyük sarsıntılara tanık olmuş,

Küllerinden doğmuş kent, Antakya adını kazımış kara toprağa.

 

Koli koli hasretlerle göç etmiş insanlar,

Ellerinde kolilerle yeni umutlara yelken açmış.

Aralarında pamuk ırgatları, işçiler, öğrenciler,

Antakya'nın çocukları dünyaya yayılmış.

 

Yeşilin tanığı olmuş bitkilerin hikâyesi,

Harbiye şelalelerinde yankılanır nefes nefese.

Kargı kamışı çobandüdüğüne dönüşmüş,

Defne kokulu sabunlarla sarmış etrafını coşkuyla.

 

Depremin ardından anlamsızlık hissi dolar yüreğimize,

Uğraşlarımızın yok oluşunu sorgularız derin derin.

Ama biliriz ki umut yeşerir en karanlık anlarda,

Antakya'nın ruhu, yeniden doğuşun teminatıdır.

 

Antakya, senin mirasınla gurur duyarız,

Geçmişin ve geleceğin kucaklaştığı topraklardasın.

Çakıl taşlarımızı insanlığın ortak belleğine bırakırız,

Antakya'nın ruhu hiç solmasın, daima yaşasın!

 

Bu şiirle Antakya'nın tarihi, kültürel zenginlikleri, göçler ve doğal güzellikleri gibi unsurları vurgulamaya çalıştım. Şehrin ruhunu ve dayanışma ruhunu yansıtan bir yapıya sahip olan Antakya, geçmişten gelen mirasıyla geleceği inşa etmeye ...

Yorum Yazın