

Süzüldü gözlerden üç dört damla yaş,
Dilim lâl oldu da "kal" diyemedim.
Yine başımda dert, yine bir telaş,
Giderken kalbi de "al" diyemedim...
Sarılmak istedim sıkı sıkıya,
Sevdalar da çıkmış, demek askıya.
Kulağım takıldı hüzzam şarkıya,
Yine dertlisinden "çal" diyemedim...
Aklım almıyordu, bu sen değilsin,
Sen bilmezsen beni, eller ne bilsin?
Ne olur ellerin, yaşımı silsin,
Yemin olsun, zehrin "bal" diyemedim...
Ayrılık sırası gelip de çattı,
Gül dedim, dikeni bağrıma battı.
Bir zaman sinemde, kolumda yattı,
Yok ki tutunacak "dal" diyemedim...
Ey felek, bilmem ki bana kastın ne?
Yıkarsın Dünyamı, bulup bahane.
Çöktüm bak, tükendim, dersin şahane,
Bırak şu yakamı "sal" diyemedim...
Kul Ali çektiğin, aşkın çilesi,
Sezilmez, bilinmez, asla hilesi.
Hasret, gam, yorgunluk dolu filesi,
Gidersin perişan "hal" diyemedim...
Yorum Yazın