

Ulus Baker (1960-2007), Kıbrıslı Türk sosyolog ve filozof olarak tanınan bir aydındı. Ankara'da, ünlü psikiyatrist Sedat Baker ve tanınmış şair Pembe Marmara'nın çocuğu olarak dünyaya geldi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde Sosyoloji eğitimi aldı ve 2004 yılına kadar öğretim görevlisi olarak görev yaptı. Türk dergileri like Ulus, Birikim, Toplum ve Bilim ve Virgul'de üretken bir şekilde yazılar kaleme aldı. Ayrıca, Gilles Deleuze, Antonio Negri ve diğer çağdaş siyaset felsefecilerinin eserlerini Türkçe'ye çevirdi.
Baker, korotonomedya kolektifine (1996-2008), genç radikal sanatçı ve entelektüellerin oluşturduğu bir çevrimiçi platformda aktif olarak yer aldı. Alternatif bilimsel alanlarda halka açık konferanslar ve seminerler düzenledi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak görev yaptı. 2007 yılında İstanbul'da yaşamının son yıllarını geçirdiği yerde hayata veda etti.
Baker'ın makaleleri, karmaşık fikirleri ve tartışmaları son derece anlaşılır bir şekilde açıkladığı için geniş bir okuyucu kitlesi tarafından takdir edildi. Yazım tarzı, düşünce sürecini ve fikir akışını net bir şekilde yansıtıyor. Bu yazım biçimini korumak için editoryal çalışmalarda titizlikle çalışıldı.
Okuyucular, Baker'ın yazılarında belirginleşen temaları ve tartışmaları fark edeceklerdir. Baker, aynı soruları ve temaları farklı açılardan ele alırken zaman zaman orijinal Fransızca, Almanca, Rusça, Yunanca ve Latince kavramları kullanmayı tercih etti. Bu, metne derinlik katan ve Baker'ın düşünsel zenginliğini vurgulayan bir özelliktir.
Baker'ın yazılarının bir diğer dikkat çekici özelliği ise terminolojiyi ustalıkla kullanmasıdır. Yeni zamanın en etkileyici filozoflarından biri olarak kabul edilen Baker, her motifi zaman içinde yeniden ziyaret ederek ona yeni bir perspektif ekler veya yeni temalarla birleştirir. Bu sürekli yeniden keşfetme ve ifade etme süreci, Baker'ın düşünsel derinliğini ve eserlerinin etkileyiciliğini artırır.
Ulus Baker, hüzünü geriye bırakmanın önemine vurgu yaparak şöyle derdi: "Biraz blues dinleyin benim için…" Onun eserleri, okuyucuları derin düşünceye yönlendiren ve zamanla değerini kaybetmeyen bir miras bırakmıştır.
Yorum Yazın