
Kıbrıs Antlaşması : 4 Haziran 1878'de Padişah Abdül Hamit'le İngiltere yönetimi arasında imzalanan ve aynı yıl 12 Temmuzda İngilizlerin Kıbrıs'ı işgal etmelerine yol açan "Kıbrıs Konvansiyonu" (Cyprus Convention) olarak anılan Savunma Antlaşmasının I. maddesi şöyle idi: "Batum, Ardahan, Kars veya bunlardan herhangi biri Rusya tarafından (Türkiye’ye) geri verilmezse ve Rusya, Haşmetlû Padişahın Asya'da kesin Barış Anlaşmasınca saptanan ülkelerinden bir bölüğünü bile ileride herhangi bir tarihte ele geçirmek deneyinde bulunursa, İngiltere, bu ülkeleri silah gücüyle savunmada Haşmetlû Padişaha yardımda bulunmayı üstlenir. Buna karşılık olarak, Haşmetlû Padişah, yönetimde gerekli devrimleri daha sonra iki Devlet arasında anlaşmaya varılacağı biçimde uygulayacağı ve Babıali'nin söz konusu bölgelerdeki Hıristiyan ve öteki uyruklarını koruyacağı yolunda İngiltere’ye söz verir. Haşmetlû Padişah, ayrıca, İngiltere’nin kendi üstlenmelerini yerine getirmesi için gerekli ölçemleri (tedbir) alabilmesi için, Kıbrıs Adasının İngiltere’ce işgal edilerek yönetilmesini kabullenir". Görüldüğü gibi Kıbrıs Antlaşmasında siyasal açıdan oldukça önemli hükümler vardı, çünkü bu antlaşma gereğince, İngiltere, Türkiye'nin Asya'daki ülkelerinin bütünlüğünü Rusya'ya karşı korumayı resmen üstleniyordu. 1856 Paris Antlaşmasında üstlenilen Türkiye'nin ülke bütünlüğü güvencesi (garanti) geçersiz bir duruma geldiğinden, İngiltere, bu konuda tek başına davranmak zorunda kalıyordu. Kıbrıs Antlaşması, İngiltere Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden J. W. Headlam - Morley ve W. J. Childs açısından geniş ölçüde bir askeri üstlenme niteliğinde idi ve o sıralarda İngiliz yönetimi ve Parlâmentosu bu denli üstlenmelere pek yanaşmıyordu. Gerçi Kıbrıs'ın koşullu olarak ve geçici bir süre için işgali İngilizlerce ikinci derecede önemli sayılıyordu. Onlarca asıl önemli olan, İngiliz etki ve yetkisini Türk ülkeleri üzerinde sürdürmek amacıyla Adayı bir üs olarak kullanmaktı.
İngiliz emperyalizminin insafına bırakılan Kıbrıslı Türkler1950li yıllarda bu defa EOKA’lı faşistlerin elinde yaşam mücadelesi vermeye başladı.
EOKA (Ethniki Organosis Kyprion Agoniston 1955’te Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması (Enosis) amacıyla Yorgo Grivas liderliğinde kurulan silahlı bir örgüttür. Başlangıçta İngiliz yönetimine karşı mücadele eden EOKA, kısa sürede Kıbrıs Türklerini de hedef almaya başladı.
Örgüt, bombalama, suikast ve silahlı saldırılarla hem İngiliz askerlerini hem de Türk sivilleri hedef aldı. 1956’dan itibaren Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılar yoğunlaştı, Türk mahalleleri ve köyleri basılarak halk göçe zorlandı.
EOKA’nın faaliyetleri, 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla azalsa da 1963-1964 olaylarında ve 1974’te Kıbrıs Harekatı’na kadar etkisini sürdürdü. Kıbrıs’taki Türk direnişi, EOKA saldırılarına karşı TMT (Türk Mukavemet Teşkilatı) adıyla örgütlenerek cevap verdi. Bu dönem içerisinde binlerce Kıbrıslı Türk şehit edildi. 20 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıslı Türklerin garantörü olarak Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs Barış Harekâtını yaparak Irkçı Rumların mezalimine son verdi...
EOKA'nın 1955-1974 Dönemindeki Terör Faaliyetleri
Yorum Yazın