Sıra dışı bir başarı öyküsü

Sıra dışı bir başarı öyküsü
"Öğrenmek ve okumak akıntıya karşı yüzmek gibidir ilerleyemediğiniz takdirde gerilersiniz " düsturundan hareketle sürekli yeni bir şeyler öğrenmek ve okumak için çaba sarf ettim.

Sevgili okurlarım, bu haftaki konuğum, “iyilik kervanı " projesinin mimarı, sıra dışı hayatına başarılar eşlik etmiş, şair ve yazar Ali Erdin.

 

G. Doğan: Öncelikli olarak ziyaretinizden dolayı büyük memnunluk duyduğumuzu belirterek başlamak istiyorum. Hoş geldiniz.

 

  1. Erdin: Hoş buldum, hoş gördüm, size ve Edebiyat Magazin Gazetemizin yayın hayatınız da başarılar diliyorum, hayırlı olsun, aranızda olmaktan mutlu ve bahtiyar olduğumu, alakanız karşısında ziyadesiyle memnun olduğumu belirtmek isterim.

 

G. Doğan: Ali Erdin kimdir? Buyurun sizi tanımak isteriz.

  1. Erdin: Hayat serüvenim. Sivas’ ın Yıldızeli ilçesine bağlı Yavu Nahiyesinde, çatısı olmayan üstü toprakla örtülü, anlatılmaz derin hüzün ve soğuk hatıralarla dolu evimizde 1970 yılının Mart ayında başladı.

     Yokluk içerisinde basamakları tırmanmaya çalışırken hayata tutunma mücadelemde devam ediyordu. Rahmetli annemle hayat mücadelemiz 2003 yılında ahirete irtihal edene kadar omuz omuza devam etti. Rahmetli babamı zar zor hatırlıyorum, çok küçükken kaybetmişiz onu. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen aklımda nasihatleri, derdi ki annem ,"oğlum harama dönüp bakma, haramın binası bek olmaz, kapına biri geldin mi boş çevirme, ekmeğini paylaşırsan bereketledir, ekmek yediğin yere hainlik yapma, ALLAH’ IN yarattıklarına merhametli ol."

Bu düstur ve şiarla hayatıma yön verdim, askerliğimi yapmayı müteakiben dört yıllık memuriyet hayatımın ardından sevdiğim, bir türlü vazgeçemediğim vefasız dostum İstanbul’ la tanıştım. İçimde bitmek tükenmek bilmeyen bir heyecan ve enerji vardı. Bir taraftan iş arıyor bir taraftan açık öğretimde okumanın yollarını arıyor, imkân oluşturmaya gayret esiyordum. İşimi bulur bulmaz Anadolu Üniversitesine kaydımı yaptırdım, bu arada içindeki şiir yazma aşkı günden güne alevleniyordu.

        Yirmi yaşında saf toy bir delikanlı olarak çıktığım bu yol çok dikenli ve ayaklarımı çok kanatıyordu, gece gündüz, tatil demeden, durmadan, yılmadan büyük bir gayret ve azimle çalıştım.

Bugün;

 

- 1 Yüksek Lisans

-  5 Fakülte

-  2.500 saate yakın kişisel gelişim ve mesleki eğitim

-  6 Sivil toplum Kurumunda Üst düzey yöneticilik

-  1 yayınlanmış şiir kitabı

-  yayınlama aşamasında 1 Roman, 2 şiir kitabı

-  Yerel ve Ulusal radyo ve tv lerde onlarca program

-  Şiir, makale ve yazılarımın yayınlandığı onlarca antoloji, dergi, gazete ve kitap

- Yetişmelerine ve okullarına destek verdiğim onlarca pırıl pırıl genç

- Uzun yıllar özel sektörde devam eden yönetici ve üst düzey yöneticilik yaşamım ile huzurlarınızdayım.

G. Doğan: Başarınızdaki temel etmen neydi acaba?

A.Erdin: Önce kendime bir hedef koydum, içimdeki bitmek tükenmek bilmeyen heyecanı, öğrenme azmi ve İyici gücü sürekli canlı tutarak çok çalıştım ve gayret gösterdim.

"Öğrenmek ve okumak akıntıya karşı yüzmek gibidir ilerleyemediğiniz takdirde gerilersiniz  " düsturundan hareketle sürekli yeni bir şeyler öğrenmek ve okumak için çaba saf ettim.

Zamanı çok iyi planlayarak hayallerimi başarıya ve hedefe kilitleyerek, ruh ve beden sağlığıma da dikkat ederek sürdürülebilir bir başarıya kulaç attım.

55 yaşıma kadar doktora yapmak gibi bir hedef koymuştum kendime, kısa süre içerisinde doktora çalışmam başlayacak olup, koymuş olduğum hedefe ulaşmanın hazzını doya doya yaşamak istiyorum.

Çok çalıştım ALLAH karşılığını fazlasıyla verdi Hamt olsun.

G. Doğan: İyilikten iyilik bulma serüveniniz ne zaman başladı "iyilik kervanı " projeniz hakkında da bizi aydınlatır mısınız?

  • : 2004 yılında özel aracımla Sivas’ a giderken trafik kazası geçirdim, bu feci kazadan burnum bile kanamadan sağ salim kurtuldum, ALLAH ömür vefa attı. Bu kazadan sonra benim yaşantım 180 derece değişti, kendimi iyiliğe adadım.

Birçok evlatlarımızın okumasına vesile oldum, sürekli ihtiyaç sahiplerinin, fakirin, öksüzün, yetimin yanında oldum, sokak hayvanlarına besleme ve rehabilite konusunda destek verdim, engelli kardeşlerimizle sürekli iç içe oldum, yapılan hayır, hasenat ve iyiliğin gizli olanı makbuldür fazla detaya girmeyeceğim.

Yemekten içmekten, zevki sefadan ibaret varlıklar değiliz, yaşadığımız heran sorumlu yaklaşmak ve sorumlu davranmak, ilgilenmek zorunluluğumuz var, hepimiz birer "iyilik kervanı gönüllüsü" olmak zorundayız, yalan ve gerçek dünya için.

G.Doğan: Bu güzel ve keyifli sohbet için çok teşekkür ederim, varsa son sözlerinizi alalım.

A.Erdin: Sizinle bu röportajı yapmak, konuşmak benim içinde büyük bir keyif oldu, bende çok teşekkür ediyorum . Misafirperverliğiniz için, şununla bitirmek istiyorum, sağlıklı olmalıyız, çok çalışmalıyız, paradan çok daha kıymetli değerler olduğunu bilmeli, sevgiyle iyilikle kalmalıyız.

Yorum Yazın