
Kırpılmış uçurtmanın ipi gibiydim
Her süzülüşte irtifa kaybeden
Kuyruğumu da kırpmışlardı
Yanaklarımı delmişlerdi
Kendi içinde kaybolan gülüşlerim
Ay soluğunda tükenirken gece
Bir serzeniş miydi doğruyu bulmak
Ölümün dengi olur muydu?
Topraksız yamaçlar sustu
Direnişin türküsü de sustu
İçime sığmayan kuşkanatların nerede?
Sevmenin sınırı olur muydu?
Kiremitlerim sızıyordu
Yürek yangınlarının talan yüzü ılık
Tütün kokuyordu her şey
Ölümün dili
İncinen dalını aralayamadım
Gökyüzüne yazdıklarımı gören oldu mu?
Sığmadım sığamadım kendime
Zenginlik neydi yüreğime hiç uğramamış
Çizgimden saptığım çok oldu
Yeniden doğuşum kaşla kirpik arası gibi uzak
Kibrit kokusuyla sardılar beni
Aşktandır dedim çektiğim eza
Yaz yakın, sekizlerin üstüne kış örtülmüş
Bir huzur bin nota sensiz ikrar zamanlarda
Bir kadın tanımıştım
Gülüşü bahar
Yorum Yazın